Reggio Emilia Çocukları ve Bir Tiyatro Perdesinin Tasarım Hikayesi

0
686

İtalya’nın kuzeyindeki Reggio Emilia kentinin tiyatrosu, dünyadaki tüm tiyatrolardan çok farklı bir özellik taşıyor. Tarihi ve görkemli Aristo Tiyatrosu’nun perdesi henüz 6 yaşına gelmemiş çocuklar tarafından tasarlandı.

İlk olarak çocuklarla tiyatro hakkında ne düşündüklerini sorarak başlanır proje. Tiyatro binası, anaokulunda çeşitli dans ve konser etkinliklerini izledikleri ve bu nedenle çocukların tanıdıkları bir mekan olması nedeniyle bu ilk adımda, tiyatroya ilişkin ya da tiyatro binasına ilişkin oluşmuş fikirlerini sıralar çocuklar.

“İnsanlar tiyatroya gitmeyi sever, oraya giderken kadınlar etek giymek zorundadır ya da şık pantolonlar, erkekler de öyle. ”

“O, gerçekten çok büyük, ve bir sürü kolonu var ve bir sürü de penceresi. Orada kimler yaşıyor bilmiyorum.

“İçeriden tavana bakıldığında, yuvarlak sanki dünya gibi bir şey var.”

Reggio Emilia yaklaşımında, çocukları dinlemek ama gerçekten dinlemek çok önemli. Bu nedenle çocukların söyledikleri kayıt altına alınır ve üzerinde düşünerek çocukların dünyayı nasıl algıladıklarına dair ipuçları yakalamaya çalışılır. Bu ilk sohbetin diyalogları, çocukların bir binanın cephelerini nasıl algıladıklarını anlamamızı sağlayan ipuçları içeriyor gerçektende.

“Bir çok pencere var. Bunun anlamı bir sürü de oda olması.”

“1-2-3-4….(50 yi geçene kadar sayma devam eder.) Yemin ederim ki bin tane var.”

“Ne kadar güzel bir bina önü”

“Buraya binanın önü diyebiliriz çünkü, çünkü onun her yeri güzel.”

TİYATRO PERDESİ0

Projenin devamında çocukların mekanla iletişime geçmeleri için imkan tanınır. Çocukların tiyatroyu ikinci ziyaretlerinde birkaç oyunla binaya yakınlaşmaları sağlanır. Çocuklar, ön cephenin kolonlu arkadında takip oyunu, kolonların gölge izlerine dokunarak ritmik bir hareket oyunu ya da kolon aralarında bir içeri bir dışarı zikzaklar çizerek vücutları ile tiyatroyu keşfetmeye başlar. Bu fiziksel araştırmadan sonra çocuklara tiyatronun farklı yüzlerinin grafik olarak araştıracakları bir çizim yapmaları teklif edilir.

“Hey, bir cennet tiyatrosu gibi”

Tiyatronun dışındaki gözlemler tamamlandıktan sonra yavaş yavaş içeri geçilir. Çocukların aynı dışarıda olduğu gibi içeride de fiziksel olarak mekanı keşfetme yolları benzer. Elleri ile duvarlara dokunurlar, hareketleri ile mekanın sınırlarını tanımlamaya çalışırlar. Bu sırada öğretmenlerden ilginç bir öneri gelir. Kendi eksenleri etrafında dönerek mekana bakmak isteyip istemedikleri sorar.

TİYATRO PERDESİ6

Çocuklar bu öneriyi hemen değerlendirir. Mekanı kendi dönme hızları ile gözleme fırsatı bulurlar böylece. Projenin sonunda perde tasarımına bakınca bu dönme hareketinin tasarım üzerinde de son derece etkili olduğunu görüyoruz. Unutmadan, çocuklar bu aşamada henüz tiyatro için bir perde tasarlayacaklarının farkında değiller. Konuya giriş yapmak ve dikkatlerini perdeye yoğunlaştırmak için, en son Ömer Galliani tarafından tasarlanmış perde hakkında yorum yapmaları istenir çocuklardan. Çeşitli yorumlar alındıktan sonra çocuklara perdeyi tasarlamaları ile ilgili teklifi yapmak için en uygun an gelir. Çocuklar bu soruya temkinli cevaplar verir. Ayrıca çocukların tasarımı birlikte yapma kararı almalarına da tanık olunur.

“Burası çok büyük”, “Bence bunu yapmalıyız, ama bu hep beraber yaparsak 11 gün sürecektir”

Öncelikle perdenin konulacağı yeri ölçerek tasarıma başlarlar. Bunu yaparken tabi ki vücutlarını kullanırlar. Sahnenin bir ucundan diğer ucuna 23 adımda varılıyor. Bu kadar büyük bir tasarım yapmak onları şaşırtır. Öğretmenler isterlerse daha küçük bir tasarım yapabileceklerini ve başkalarının bu tasarımı özel tekniklerle büyütüp geliştirebileceklerini söylediklerinde, çocukların tepkisi, “Her şeyi biz yapmıyorsak bunu yapmak istemiyoruz ” olur ve böylelikle, tasarımın tüm aşamalarında çocukların yer aldığı bir süreç gelişmeye başlar.

Okula geri dönüş

Okula geri dönüldüğünde, mekanın boyutlarını okulda algılamaları için öğretmenler perdenin boyutunu okul ana meydanında (Piazza) yere işaretlemeyi teklif eder. Çalışmanın bundan sonraki bölümünde, Reggio Emilia Proje yaklaşımının adımlarından biri olan “bekleme” süresi başlar. Bir çeşit mayalama gibi, çocukların algıladıklarını ya da keşfettiklerini anlamlandırma süreci olarak da görülen bu süre, projenin en önemli etaplarından biri. Bu süreçte ara ara çocuklarla sohbetler gerçekleştirilip, tiyatro hakkında yorumlar yapmaları sağlanır.

Bakalım çocuklar nasıl yorumlarda bulunmuşlar.

“Onu güzel yapıyorlar çünkü, insanların etkilenip onu görmek istemeleri önemli.” “Onlar bizim güzel şeyler yapacağımızı biliyorlar bu nedenle perdeyi tasarlamamızı istediler bizden.” “Çünkü, biz de güzeliz. Annemle ben bir yere gittiğimizde insanlar hep bize bakıyorlar ve ne güzel bir çocuk diyorlar.” “Bence, okulumuz tiyatroya en yakın okul olduğu için bizden istediler ve onlar tiyatronun çocuklara daha fazla ait olmasını istiyorlar.”

Bekleme ve sohbetler yaklaşık on gün boyunca devam ediyor ve tiyatroya tekrar bir ziyaret gerçekleştirilir.Bu sefer, halka açık olmayan kısımda sahne arkasında, akıllı teknik çözümlerin olduğu yerleri inceler çocuklar. Yine gördüklerini kendi çizim dilleri ile ifade ederler. Perdenin hareket etmesini sağlayan mekanizmanın detaylı çizimlerini yaparlar. Bu aşamadan sonra konu yavaş yavaş, “Perdede yer almaya uygun imajlar hangileridir?” sorusuna gelir.

Perde de yer alan şekillere nasıl karar verildiğinin cevabı çocukların konuşmalarında saklı. Bu nedenle yine çocukların cümlelerine bakalım.

“Bence tiyatronun küçüğünü çizebiliriz perdeye” “Cennet kadar güzel şekiller yapabiliriz” “Mutlu şeyler, bir sürü bitki ve çiçek ya da yusufçuk gibi bir böcek .Çünkü yusufçuk böceğinin çok güzel kanatları vardır. Örümcek, akrep veya yarasa gibi şeyler koymayalım.” “Bir dünya çizmek ilginç olur.Ay ve yıldızlar insanlar için ilginç şeylerdir.”

“Güzel, ilginç ve önemli”, çocukların perdede yer alabileceğini düşündükleri imajları tanımlayan, üzerinde hemfikir oldukları kelimeler. Bu sıfatlara uyan imajların çizim aşamasına geçilir. Bilgisayarla yapılan çalışmada amaç sadece bilgisayarı teknik anlamda kullanmak değil, analog dünyadan digital dünyaya geçişi çocukların nasıl algıladığını da gözlemlemek.

Kızların ve erkeklerin tasarımı

Bazen çocukların kendi seçimleri bazen de düşünme yollarındaki farklılıkları gözlemlemek için öğretmenlerin de yönlendirmesiyle çocuklar, kız ve erkek grupları olarak iki ayrı grupta çalışırlar. Bu durum, bu iki grubun farklı düşünme ve tasarım yollarını geliştirip geliştirmediklerini gözlemlemeleri ve dokümante etmeleri açısından da bir fırsat aslında. Reggio Emilia yaklaşımında pek çok projede bu farkların analiz edildiğini görüyoruz .

18

Son tasarımı seçerken

Erkeklerin ve kızların ayrı gruplar halinde yaptıkları yerleştirmeler üzerine ciddi ve uzun bir tartışma başlar. Bu tartışmanın bir yere varamayacağını düşündükleri bir noktada kız çocuklarından biri, fikrini değiştirerek döngüsel bir dizilim içeren erkeklerin tasarımının daha olumlu olduğunu söylemesi üzerine, denge değişir ve perde üzerinde nasıl bir kompozisyonun yer alacağı netleşir. Erkeklerin “dönüşüm ve sonra tekrar dönüşüm” temalı yerleştirmesi oylamayı kazanır.

Siyah beyazdan renge doğru

En son kompozisyon kararları verildikten sonra büyük boyutlu hale gelen imajların renklenmesi aşamasında, çocuklara rahatça çalışabilecekleri bir alan sağlanır. Hepsinin aynı anda çalıştığı birbirlerinin yaptıkları çalışmaya zarar vermeden ve çok büyük boyutlu bir tuval üzerinde çalışma çabası öğretmenler tarafından kaydedilir. Bazen de çocuklar kendi çalışmalarının aşamalarını fotoğraflayarak gözlem sürecinin bir parçası olurlar.

Ve baskı aşaması. Yapılan çalışmalar yüksek çözünürlükte fotoğraflanarak kumaş üzerine baskı alınır. Çocukların tasarımda son aşamada ekledikleri “uzay” fikri, desenlerdeki renklerle kontrast oluşturacak bir renk seçimi için, öğretmenlere fikir verir ve koyu lacivert bir zemin üzerinde tasarım son haliyle ortaya çıkar.

20

Reggio Emilia Kenti Aristo tiyatro perdesinin tasarım öyküsü, çoçuğa bakmak, çocuğu dinlemek pedagojisi ile yaklaşan Reggio Emilia yaklaşımı hakkında fikir edinmemizi sağlamıyor sadece. Çocukları en hızlı şekilde kalıplaşmış bilgilerle sıkışmış, daralmış yetişkin dünyasına çekmek yerine, çocukların çok renkli ve detaylı dünyasına girmemiz için bir fırsat tanıyor. Ünlü ressam şu sözleri artık bizim için daha bir anlamlı değil mi? ” “Bütün çocuklar sanatçıdır. Mesele, büyüyünce sanatçı olarak kalabilmektir.”

Beyhan İslam’ın aynı adlı yazısından kısaltılarak derlenmiştir.

Yorum Ekleyebilirsiniz