Küçük Çocuklar Büyük Sorulara Yanıt Arıyor

0
449

“Çocuklara öğretilen rol modelleri sorgulamayı yaşamlarının ileriki yıllarına bırakırsak, çok geç kalabiliriz” diye uyarıyor İngiliz profesör Angie Hobbs. “İşte bu yüzden daha ilkokulda felsefe öğretmeye başlamamız gerekiyor.”

Aslında Hobbs’un söylemek istediği şey şu: Çocuklara, aileleri ve sosyal çevreleri tarafından kendilerine gösterilen dünyadan daha farklı dünyalar ve bakış açıları olduğunu çok küçük yaşlarda öğretmek gerekiyor.

Bu çok yerinde ve doğru zamanda yapılan bir yorum, özellikle de genç insanların karşı karşıya oldukları “radikalleşme” riski konusundaki tartışmalar göz önüne alındığında.

Hobbs, felsefenin toplum tarafından anlaşılması ile ilgili çalışmalar yapan belki de tek profesör. Hobbs, haftada sadece bir saat felsefe dersinin çocukların zihinsel ve sosyal gelişimine katkı sağlayacağına inanıyor.

Hobbs şu an Sheffield Üniversitesi felsefe bölümü ve Felsefe Vakfı ile birlikte antik Yunan felsefesinin İngiltere’deki ilkokullarda öğretilmesine öncülük ediyor.

Yedi yaşındakilere bile Platon ve Heraklitos öğreten Hobbs, “Çocuklar, ‘Beni ben yapan nedir? Zaman nedir? Hiçlik var mıdır? gibi temel felsefi sorulara çok iyi cevaplar veriyor” diyor.

Küçük yaşta antik Yunan felsefesi öğrenmek, çocukların doğal meraklarına, yaratıcı ve entelektüel heyecanlarına katkı sağlıyor. Hobbs’a göre çocukların, başka dünyaları ve zamanda sıçrama yaşamayı hayal etme konusundaki doğal yetenekleri – Harry Potter ve Yüzüklerin Efendisi gibi kitapları çok sevmelerinin sebebi olan – Platon’u anlamak için ihtiyaç duyulan yeteneğin aynısı.

Hobbs felsefenin İngiltere’de çok az kullanılan bir “kaynak” olduğunu düşünüyor ve devletin eğitim politikalarına da eleştirel yaklaşıyor.

“Hükümet, ilköğretimin her şeyden önce bilgi edinmeyle ilgili olması gerektiğini ve çocukların soruları sonra sorabileceğini söylüyor. Ama bence bu çok yanlış bir düşünce.”

Yine de felsefeye yapılan yatırım ve ilgi giderek büyüyor. Sadece bu ay, Hobbs, BBC Radyo’da katıldığı bir programda dinleyicilerden 1000′den fazla soru aldı.

Hobbs, giderek daha fazla sayıda farklı kültürlerden gelen öğrencilerden oluşan sınıfları olan bir ülkede, ilkokul sınıflarında Yunan felsefesi üzerine tartışmalar yapmanın farklı kültürlerden ve altyapılardan gelen çocukların birbirlerine anlayış göstermelerine yardım edeceğini düşünüyor.

“Antik Yunan felsefesi, ortak bir kültürel kaynaktır ve hepimize aittir. İlkokul öğrencilerinde kullanmak için de harika bir kaynaktır, çünkü bazı Yunan filozoflar dindar olsa da dini ideolojileri savunmuyorlardı. Bu sayede farklı inançları olan ya da hiç inançları olmayan çocuklardan oluşan karışık bir sınıfta çocukların bu büyük soruları çok kapsamlı bir şekilde ele almalarını sağlayabilirsiniz.”

“Yunan felsefesi öğrenmek, onlara çok erken bir yaştan itibaren soru sormanın iyi bir şey olduğunu öğretecektir. Ayrıca onları her türlü dini ve politik aşırı uçlardan, gruplardan ve hatta kendi öğretmenlerinden bile koruyacaktır” diye anlatıyor Hobbs.

Bu felsefi konuları öğrenmek aynı zamanda çocukların hayatın kendilerine sunduğu seçimlerle ve zorluklarla da başa çıkmalarına yardım edebilir.

“Felsefe öğrenmek, düşünmenin, varoluşun, yaşamanın ve dünyaya bakışın çok sayıda farklı yolu olduğunu anlamalarını sağlar” diyor Hobbs.

Hobbs, felsefe öğrenmenin farklı iyileştirici ve terapötik faydaları bile olabileceğini düşünüyor. Örneğin antik Yunan’daki Stoacıların kontrolü kaybetmeyi ve değişimi kabullenmek ile ilgili teorilerini keşfetmek, çocukların “dirençli” olmayı öğrenmelerine ve her zaman mutlu olmamanın normal bir şey olduğu duygusunu kazanmalarına yardım edebilir.

Yorum Ekleyebilirsiniz