Khan Akademi’nin Kurucusu Salman Khan’ın Gerçek Sınıfları Olan Okulu

0
770

On yıl içinde on binden fazla online ders anlatımı kaydeden Salman Khan hâlâ güne genellikle Silikon Vadisi’deki ofisinde masasının başına geçip, Khan Akademi Youtube Kanalı için matematik problemlerinin çözümünü anlatan videolar kaydederek başlıyor.

Khan Akademi dünyanın dört bir yanında milyonlarca -hatta yüz milyonlarca- insanın matematik, fen ve diğer konularda ücretsiz eğitim almasını sağladı. Ancak bugünlerde, Salman Khan’ın ofisinin hemen üst katında, biçim ve yapı olarak bu online derslerden farkı bulunmayan gerçek bir okul bulunuyor.

Çoğu Cuma günü yemekte bizzat Khan’la çok farklı sorunlar, fikirler ve eğilimler üzerine sohbet etmek mümkün. 39 yaşındaki Khan, “Son iki seminerdir dünyayı değiştirebilecek teknolojiler hakkında konuşuyoruz” diyor. “Kendi kendine giden arabalardan, sanal gerçeklikten, insan ömrünün uzatılmasından ve robotlardan konuştuk.”

Khan, bir yandan yemeklerini yemeye devam eden küçük bir grup yedinci ve sekinci sınıf öğrencisiyle birlikte ufak bir yemek masasında oturuyor. Ben gittiğimde yapay zekâdan beklentiler ve sebep olabileceği sorunlar hakkında konuşuyorlardı.

khan02

Khan, “Yapay zekâ nedir?” diye soruyor. “Bir şeyin insan gibi düşünebildiğini nasıl anlarsınız?”

Böylece yapay zekâ konusundaki endişeleri irdeleyip etik konusunu ele alıyorlar. “Yapay zekâya sahip bir şeyin sizi dinleyeceğini nasıl bilebilirsiniz?” diyor bir kız öğrenci. “İnsan beynini ele alacak olursak, bazen ben başkalarının bana yapmamı söylediği şeyleri yapmıyorum ve bazen kötü kararlar veriyorum. Kimseyi dinlemediğim için kararım on kat kötü olabiliyor!”

Khan gruba, “Neden barışçıl ve egosu olmayan bir yapay zeka geliştiremeyesiniz?” diye sorduktan sonra ekliyor. “Sizce zekâ ve ego birbiriyle bağlantılı mı?”

Başka bir kız öğrenci, “Eğer bütün önyargılarımızı ve egolarımızı ortadan kaldırsak bile bende biraz ego kalır!” diye gülerek cevap veriyor.

Khan laboratuvar okulunda sıradan bir öğle yemeği sohbeti.

İçerideyse büyük, açık bir derslik var. Okulun oyuncu, öğrenciyi esas alan ortamı insana Montessori ile Willy Wonka bir aradaymış hissi veriyor. Anasınıfından sekizinci sınıfa kadar eğitim veren okulda şu anda altmış beş öğrenci bulunuyor. Öğrenciler sınıflara ya da seviyelere ayrılmamış durumdalar, geleneksel ev ödevi verilmiyor. Öğrenciler bağımsızlık düzeylerine göre bir araya geliyorlar, günün büyük bir kısmında bütün yaşlar bir arada oluyor.

Öğrenciler kendi çizelgelerini kendileri oluşturuyor, günlük ve dönemlik hedeflerini kendileri belirliyor ve mekânın idaresine doğrudan yardımcı oluyor.

Bir bölümde öğrenciler bir fon kâğıdına bayraklar ve haritalar çizerek politika konuşurken bir başka bölümdeki öğrenciler Shrek’in tiyatro versiyonunun provasını yapıyor.

Büyük sınıfın bitişiğindeki odaya geçtiğimde, bir armut mindere kurulmuş sekiz yaşındaki Ben’in sessizce günlüğüne bir şeyler yazdığını görüyorum.

khan03
Khan Akademi’de çocuklar bir oyun provası yapıyorlar.

Yazdığımı sana okuyayım mı diye soruyor Ben.

Elbette, bu harika olur.

“Şuydu: Daha çok neyimiz olsun isterdim. Umarım okul gezilerimiz olur. Başka şeyler de yazdım ama onları paylaşmak istemiyorum.”

Haklısın, bu senin günlüğün. Anlıyorum. “Bu okulun nesini seviyorsun?”

“Kendi hızında ilerleyebiliyorsun. Herkesle birlikte olmak zorunda değilsin.”

Giderek daha fazla sayıda okul, öğrencinin kendi hızında ilerlemesine olanak sağlayan kişiselleştirilmiş öğrenmeyi müfredatın bir parçası haline getiriyor. Ancak buradaki deney, pek çok anlamda, “kişiselleştirilmiş öğrenme”nin güzel bir sloganın ötesine geçmesi için neler yapılabileceği üzerine.

Burada, her gün kişiselleştirilmiş keşifler yapılıyor ve konuştuğum öğrenciler buna bayılıyordu.

“Yapmak istediğimiz ve daha derinlemesine öğrenmek istediğimiz şeylerin sorumluluğunu alıyoruz” diyor on yaşındaki Gurshan. “Bu, diğer okullarda bulamadığımız bir fırsat. Burada istediğimiz şeyleri keşfetme konusunda özgürüz. Bu yüzden ben her gün en az yarım saatimi kodlamaya ayırıyorum. Java diliyle kod yazıyorum ve daha yakınlarda Python öğrenmeye başladım.”

Öğretmenlerin çoğu da laboratuvar okuldaki yaratıcı özgürlüğü memnuniyetle karşılıyor. Baş Danışman Mikki McMillion, müfredat ve derslere odaklanmanın ötesine geçen bu anlayış için  “Bir grup çocuğa tavsiye vermeniz anlamına geliyor” diyor. “Bu çocuklara destek oluyor, akademik, sosyal ve kişisel gelişimleri konusunda onlara koçluk yaparak tavsiyelerde bulunuyoruz.”

khan04
Öğrenciler fikirlerini kocaman bir kâğıda çiziyor, boyuyor ve yazıyor.

McMillion daha önce yıllarca bir devlet lisesinde İngilizce öğretmenliği yapmış. Öğrencilerin giderek daha da çok not takıntılı hale gediklerini gördükçe kendisini kapana kısılmış gibi hissederek sıkılmaya başlamış.”Çocuklar bu yüzden artık kitap okumuyorlar. Sadece not almalarını sağlayacak özetleri okuyorlar. Bir keresinde bir öğrencim, okulda başarılı olmak istiyorsanız ruhunuzu kaybetmek zorundasınız demişti bana. Sadece, vay canına! diye düşünmüştüm. Çok acı bir şey ama onun neden böyle söylediğini anlıyorum.”

Ancak Million bu okulda, öğretmen olmaya karar vermesinin sebeplerine, yani öğrencilerin ilgilerini ve tutkularını beslemeye yeniden dönebildiğini söylüyor. “Bütün bu çocukların içini dışını bildiğimi söyleyebilirim. Bunun bir sebebi de şimdi on beş öğrencim olması. Daha önce yüz elli öğrencim vardı. Yüz elli öğrenciniz varsa hepsini tek tek tanıyamazsınız. O daha çok fabrikadaki üretim hattını andırıyor.”

Rol Modelleri

Peki notlar tehdit unsuru olmadığında ne oluyor? McMillion, “Böylece anlam üzerine yoğunlaşmak zorunda kalıyorsunuz” diyor. “Bunu neden yapıyoruz? Bu ne demek? Neden önemli?”

Khan’ın laboratuvar okulu başka bir açıdan daha farklılık gösteriyor: Yaşça büyük öğrenciler kendilerinden küçüklere gün boyu mentorluk ediyorlar, sadece arada sırada değil.

“Hepimiz aynı ortamdayız. Bizi rol model olarak alıyorlar” diyor 13 yaşındaki Isra. “Biz de bu yüzden nazik olmamız ve saygılı davranmamız gerektiğini hissediyoruz.”

Ancak, Khan’ın online eğitimin dışında, fiziksel ortamdaki eğitim deneyinin, vaat ettiği gibi, kullanışlı ve ölçeklendirilebilir sınıf anlayışının ve derslerin yayılmasını gerçekten sağlayıp sağlayamayacağı bir soru işareti olarak varlığını koruyor. Yoksa bu okul, çoğu zengin, Silikon Vadisi çocuklarından oluşan küçük bir gruba eğitim veren harika, küçük ve bağımsız bir okul mu olacak sadece?

“Silikon Vadisi’ndeki insanlara hizmet veren bir başka yenilikçi okul daha kurmak istemiyoruz” diyor Khan ısrarla.

Bazen dersliklerde kontrollü bir kaos yaşanıyormuş gibi duruyor. Ama Sal Khan, yönetimin öğrencilerde olmasının yaratıcılığı ve işbirliğini artırdığını söylüyor.

khan05
Bir grup projesi.

“Sınırları zorlayan bir şey yaratmak ve daha sonra bunu tüm dünyayla paylaşmak istiyorum. Teknolojiyi hiçbir zaman insan deneyiminin yerine konulabilecek bir şey gibi görmedim. Bana göre teknoloji, insan deneyimini özgür kılabilen bir şey.”

Khan’ın laboratuvar okulu, tıpkı sanal akademisi gibi, kâr amacı gütmüyor. Ama okul, Khan Akademi’nin, “Herkese, Her Yerde, Dünya Standartlarında, Bedelsiz Eğitim” slolganına da pek uymuyor.

Aslında Khan’ın laboratuvar okulunun sloganı, “Şanslı Silikon Vadisi elitlerine yıllığı 25,000 dolardan dünya standartlarında eğitim” olabilir.

Khan buna karşı çıkıyor. Ona göre amaç, araştırmaya dayanan yönergelerle bir deney yapmak ve daha sonra bu laboratuvar okulda öğrenilenleri dünyanın dört bir yanındaki eğitmenlerle paylaşmak.

“Öğretmenlerin aşırı bir iş yükü var, yeniden yapılandırma için zaman bulamıyorlar bile” diye açıklıyor. “Öyleyse, bunu gerçekten yapmayı sağlayacak müfredat nedir? Herkes proje tabanlı öğrenmeden söz ediyor ama nedir bu projeler?”

Khan, bu laboratuvar deneyimin K12 eğitiminin süregiden zorluklarını çözeceğinden ya da bütün pedagojik sorunların çözümünü bulacağından kuşku duymuyor.

khan06
Sal Khan ofisinde çalışıyor. Hâlâ güne, on yıldır yaptığı gibi, online akademisi için video dersleri hazırlayarak başlıyor.

“Bazı şeylerin kitabını yazmaya çalışmanın daha zor olduğunu öğrendim. Öte yandan, devlet okullarında ve özel okullarında çalışan ve çok farklı demografik özelliklere sahip öğrencilere eğitim veren ve birlikte öğrenip birlikte, ‘Daha fazla öğrencinin kişiselleştirilmiş öğrenme deneyimi yaşamasını nasıl sağlayabiliriz’ diye düşünen, düşünce yapıları birbirine yakın eğitimcilerle de bağlantı halindeyiz.”

Laboratuvar okul fikri ilk ortaya çıkığında, kendisinin ve diğer kurucuların okulu daha geniş bir eğitim ekosistemi içindeki değişiklikleri hızlandıracak, fikirleri kışkırtacak bir deney olarak gördüklerini açıklıyor Khan.

“Burası tek başına bir laboratuvar okul olmayacak. Bu konuda hayal görmüyoruz,” diyor.

Bunun için henüz çok erken.

Khan’ı bekleyen zorluk, Kaliforniya’daki bu deneyin işe yarayan -ve yaramayan- kısımlarından alınan dersleri 60 şanslı öğrencinin ötesine yaymak olacak.

Yorum Ekleyebilirsiniz